BÖYLE BUYURDU HUKUK!..

Mahkeme kararı Eğitim kurumları yönetmeliğinin 25/1.maddesine istinaden Atanmak için başvuruda bulunulan Diyarbakır/Sur Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ile ilgili Valiliğin uygun görüşüne rağmen bakanlık tarafından zımnen ret edildiğinden Diyarbakır 1.idare mahkemesine başvuruldu. Kanun maddesi açık olmasına rağmen, kararın  2.sayfasının son paragrafında  (altı çizili bölümde)"Dava konusu  Eğitim kurumları yönetmeliğin 25.maddesinin 1.fıkrasının iptali ve yürütmenin  durdurulması istemiyle Danıştay 2. Dairesinin 2009/5144 sayılı esasında yargılanması devam eden dava ve bu dava sonunda verilebilecek olası bir iptal kararı dolayısı ile ..."devam eden paragrafın sonunda “Bu durumda, yer verilen gerekçeler doğrultusunda, davacının talebinin cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir, denilerek” açılan dava ret edilmiştir. Çünkü bu yoruma göre davacının talebinin cevap verilmemek suretiyle ret edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamakta bilakis davacının anılan yönetmelik maddesi çerçevesinde atanma isteminde bulunmasında hukuka aykırılık bulunmaktadır.

Hukuk devleti bu olsa gerek. Mer’i olan ve halen yürüklükte olan bir kanun maddesine istinaden yapılan bir müracaatın ilgili madde ile ilgili devam eden davanın anılan maddeyi “iptal olabilme ihtimaline karşı” olumsuz kara verilebiliyor. Şayet bu böyle ise ve bunda bir garabet yoksa o zaman bunun aksinide düşünebiliriz. Suç teşkil eden herhangi bir fiil ’de şayet o madde ile ilgili devam eden bir dava var ise iptal edile bilme ihtimaline karşı suç sayılmamalıdır. Yani “iptal olabilme ihtimali” ne karşı ret etme düşüncesi ve kararı ne derece sağlıklı bir karar olur. Normal yaşamımızda zaman zaman kesin olmayan durumlarda en güçlü ihtimali göz önünde bulundurarak kara verdiğimiz oluyor. Çünkü biz kesin bir bilgiye sahip değiliz. Mevcut bilgilerimiz ile en güçlü ihtimale göre karar veriyoruz. Peki, bu durum mahkemeler için düşünüle bilirmi? Ellerinde yürüklükte olan bir kanun/yönetmelik maddesi varken ve yürürlükteyken “iptal olabilme ihtimali” nasıl bir hukuki delil olabiliyor? Kanun ve yönetmelikler içinde bir “masumiyet ”karinesi yokmu? Aksi mahkemece kara verilmedikçe mevcut kanuna göre işlem yapılamaz mı yoksa? (Hukuka saygımız sonsuzdur ama aşağıdaki soruları da kendimize sormadan da edemiyoruz)

Hukukta “olabilme ihtimali” ne kadar delil sayılabilir? Suç sayılmayan bir davranışın ileride suç sayılabilme ihtimali ile davranışın faili suçlu sayılabilir mi? Herhangi bir ceza maddesine göre suç sayılan bir fiilin faili, ilgili maddenin "iptal olabilme ihtimali ”çerçevesinde serbest bırakılır mı? İhtimallerin çokluğu karşısında hangi ihtimalin seçilmesi gerektiği ile ilgili hukukta uyulması gereken bir ölçüt var mı? “İptal olabilme ihtimali “çerçevesinde düşünülen dava konusu kanun/yönetmelik maddesi iptal edilmediği takdirde mevcut mahkeme kararının hükmü ne olur? Ve mevcut ret edilen mahkeme kararı için davalıdan alınan Başvuru ve avukatlı ücreti ne kadar hukukidir? Bizler hangi hukuka güveneceğiz? Mevcut ve yürürlükte bulunan hukuka mı? Yoksa “iptal olabilme ihtimali “çerçevesinde oluşabilme ihtimali olan yeni hukuka mı?24.06.2013 tarihinde yaptığım sorgulamada 08.10.2009 tarihinde Danıştay’a başvurulan ve “iptal olabilme ihtimali “çerçevesinde oluşacak olan kanun/yönetmelik maddesi dosyasının son durumu”07.12,2012 tarihi itibari ile Esastan Havale için beklemede” denilmektedir. Kamu oyununa saygı ile duyurulur. Selam ve dua ile

                                                                                              Cüneyt AKKUŞ

                                                                                              Ueyder Diyarbakır Temsilcisi

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile